16 04 2015

nisan ahlar ayıdır

nisan ahlar ayıdır |  görsel 1

  durmadan yağmur bekleyen yatağı kurumuş bir nil’dim ölüm körebe oynamasaydı  belki aşkla çağlayabilirdim yağmurun geleceği yok anladım taşla toprakla dolsun yatağım kılıç artığı bir kesikle sızlamaktan  yoruldum yeryüzünün yüzünde bağışlayın beni aşkla sevenler kederli şarkılar söyledim hep size kara şiirler  ama sözüm sözdü  ne tutundum ne büyüdüm şimdi başka bir kıyıda oynayan  çocuk gün’ü beklemeyin ahlar ayı n-is(y)an’dan  kızıl bir uçurtma yaptı yine uçurmaya gidiyor… nilgün gürbüz Devamı

20 11 2014

Her Ev de Bir Göçük

Her Ev de Bir Göçük |  görsel 1

   (Ayşe Teyze ve tüm çocuğunu yitirmiş anneler için)                                     ermenek de yedi kat yerin altında kalmış saçları kınalı ayşe annemin  kuzusu birde denize dönüşmüş kara maden fenerle dalgıçla aranmıştı evladı demişti  ki, elleri nasırlı, gözleri yaşlı  annem “oğlum yüzme de bilmezdi, nedecek suyun içinde”   onun oğlu toprak kazmayı bilir ekmek için maden  diplerinde bir denizin maviliğine salınıp yüzmemiştir yüzü kararmadan evine dönmemiştir tüm yoksul çocukları gibi ülkemin   birkaç evin  çocukları saraylarda yaşasın diye soma’da üçyüzbir evde yangın ermenek’de onsekiz evde deprem roboski’de otuzbeş evde yıllanmış kronik yas cumartesinde asılmış, acısı demli anneler suruç ’da taze gözyaşı var bir uçtan bir uca her yer kanamalı dağılmış pazar yerine değil edip abi toplu mezarlığa döndü artık memleket her evde bir göçük,  yaslı bir hikaye ha büyür ha büyür  göğüs kafesinde   öyle bir memleket ki , haber değeri taşıman için ölürsün yoksul evlerin perişan gönüllerine uzatılır mikrofonlar ilk kez, içlerinin yırtığını görmez ayakkabılarına zumlanır  kameralar yapmacık duyarlılıklarla ömürlerin de bi kere renkli camdan alınırlar korunaklı zengin ev içlerine   sarılırken acısı içinize sızan kadınların öfkeye dönüşmeyen acılarına şaşarken siz “ya  sevdiğimin ölüsü  verilme... Devamı

12 11 2014

Sen Şarkını Söyle

Sen Şarkını Söyle |  görsel 1

bir insan neresinden teyellenir hayata mülkünden mi sanırsın incelikli kalbinden sökülüp duran boşver sen tiktaklarını dinle içindeki saatin kimseler duymasada  bir ezgi var orda notalarını sadece senin bildiğin gün gelecek güneşe karşı dili çalınanlar gibi ıslıkla da olsa söyleyeceksin işte o zaman  bir kuş gelip  sesinin tellerine konacak... nilgün gürbüz Devamı

13 03 2014

Nasıl Veda Etmeli Şimdi Sana Çocuk

Nasıl Veda Etmeli Şimdi Sana Çocuk |  görsel 1

maddi tıp şeytandır’ derken ne de haklıymış babamız şeytanın elinden alamadık seni bağışla bizi çocuk ama sen belki de ruhuna gezi sızan  tüm haziran çoçukları adına inatla meydan okudun  minnacık boyunla nasıl veda etmeli şimdi sana?  sen direncin ve umudun çocuğu gezi ağaçlarının narin dalıydın tam ikiyüzaltmışdokuzgün ipine sarılır gibi uçurtmanın sımsıkı sarıldın hayatın yakasına ince bir sızıyla yerleşmişken içimize gülüşün nasıl veda etmeli şimdi sana? elvan elvan koku geliyor fırınlardan adın ekmekle anılıyor artık  “anne, sen gazdan kaçamazsın ekmeği ben alırım diyor” çocuklar  arkadaşların bütün duvarlara,  ağaçlara, duraklara adını yazıyorlar dünyanın öte ucunda adın çağrılıyor ne çok annen baban kardeşin oldu bir bilsen uyanman içimize bahar içimize güneşti uyan (a) madın… içimizdeki uslu çocuk da öldü öfkeli çocuklarız artık her birimiz senin yerine uyanıp doldurduk meydanları hep bir ağızdan bağırıyoruz şimdi ‘Berkin Elvan ölümsüzdür” uğurlar olsun canım kardeşim sevdiklerimize selam götür kucakla onları bizim için  ve de deki; yeryüzü sofrası kurup  hakça bölüşeceğimiz günler yakındır… 12.03.2014 nilgün gürbüz... Devamı

25 11 2010

Kendimizin hiçkimsesi...

Kendimizin hiçkimsesi... |  görsel 1

KENDİMİZİN HİÇKİMSESİ   “..tüm kadınlara atfedilmiştir”   Kadınız, Anne oluruz en çok En kutsalından Arada bir bacı,  sevgili İnsan olamayız Olsak olsak eksik bir  etek  Saçımız hep uzun Aklımız  da kısacık   Fabrikada, şirkette  işçi olur  kimimiz, Sudan ucuz emeği Patronların kirli  heveslerinden Sıyırırsak paçayı Heder olur işimiz   Tarlada amele olur  kimimiz Sabana da koşulmuşluğumuz  vardır Açlığımız susuzluğumuz Çokça kimsesizliğimiz   Avukat, doktor, öğretmen de  olur kimimiz Bey diye seslenirler Yakıştıramazlar hiçbir mesleği   Uluorta sevemeyiz  yarimizi Kadın  kısmı geriden gelir Gece çıkamayız  sokaklara Dünya  hiç de  tekin değildir   Mapusa düşsek Sigaramızı  kimse getirmez Çıplaklığımızdan  vurulur Bir ömür taşırız mührümüzü   Yanılıp evlensek Eksik olmaz döşümüzden  çocuk Sırtımızdan  kötek Sessiz bir çığlık kalır geriye Meydanlarda  kan gölü   Bu ne yaman bir dünya Ah ! güzel anam Herkesin namusuymuşuz da Kendimizin hiçkimsesi…   Nilgün Gürbüz  ... Devamı

22 06 2010

Hayat bir sahnedir...

Hayat bir sahnedir... |  görsel 1

"Kalbim.../taklit bir aşktan uzak tut kendini!.." refik durbaş. Devamı

28 12 2009

"kavuşmanın bir çeşididir anmak"

      “Kavuşmanın bir çeşididir anmak”  Halil CİBRAN   Sevgilim, Elinin üstündeki izmarit  izinde atıyor kalbim Buruluyor gölgelenen yüzünde Bunu sakın unutma   Söyle hangi yara daha az acıtır   Sevgilim Sımsıkı sarılıp beni içine alan Ateşim düşsün diye alnını alnıma koyan Geleceğim, gözyaşım, yarınım   Söyle hangi düş diri tutar insanı   Yaranı yaram bildim Düşünü düşüm Ey sevgilim, gel ve gözlerimden öp beni… Sana niye bu kadar geç kaldın, demeyeceğim…      Nilgün Gürbüz  ... Devamı

23 10 2009

şu yücedağların karı eridi, ya kanı...

"Uzun sustum, ey durmadan konuşanlarGeçmedi üşümemBen bir aşkın kar yağışından geliyorum..."Ş.Erbaş...'' Bundan sonra hiç bir şeyde zevk bulamazsınız, '' dedi. '' Çünkü bizim bugün gökyüzüne çıkardığımız uygarlık kan üzerine kurulmuştur ve karnını kan ile doyurmaktadır. Ne siz, ne ben, ne de başka birisi, bu, kan ile lekelenmekten kendini kurtaramaz! ''JACK LONDON - DEMİR ÖKÇE - Devamı

17 10 2009

Tozlu Rafları Temizleme Ayini...

zor zenaattır tozlu rafları temizlemeköyle bir çırpıda silinip, kaldırılamayacak kadarcanlı ve kırılgandır  eski kitaplarraftan indirdiğimiz  her kitapla, geçmişi istifleyipömrümüzü elden geçirmez miyiz ki biraz hırpalar biraz sevmez miyizkimisi yardan armağandır, kimisi dosttan kimisine gözyaşın karışmıştır, kimisine sevdan beklemelerin, aramalarınadını koyamadıkların karışmıştır kimineişte bu yüzden dar vakit aralığına ve üzünçlü  zamanlara bırakmam bu tılsımı içinde saklı  temizlik ayininibugün elimde bir toz bezibir ressamın tuvalinin başına geçerken ki halini takınıpöyle geçtim karşısına taşınmaktan aşınmışderme çatma sunta  kitaplığımın ağırlaştımbaşladım kendimle oynamaya...gözlerimi kapatıp bir kitaba elimi uzatıyorum“yüzyıllık yalnızlık”  geliyor hayatın esprisi olarakkalabalıklaşıyorum birdensonra bir iki dal kurutulmuş papatya“yer çekimli karanfiller” düşüyor avuçlarıma kitap aralarından her biri ayrı bir ömrü imleyen“memleketimden insan manzaraları”“acıyı bal eyliyorum” hemencecik bir tütsü yakarken genzimi“dipten gelen bir dalga” sarıyor havayı bakıyorum “çeliğe su verilmiş” kitap kapaklarına düşürülmüş cümlelere abanıp el verip dostlar geliyor, yarenlik etmeye  birer ikişer bakıyorum aralarında yarim yok“hasretinden prangalar eskittim” şimdi “nasıl yapmalı” bilmem hani şu yüreğime yağmurlu sözcüklerle sızan“bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm”“hayatın ucuna yolculuk” yapsam yol nerde biter ki“yasımı tutacaksın” Ah! İspanya“taş değil, yürekti elimizdeki” oysa bundan gayri, ben ağlamam&... Devamı

02 10 2009

Ceylan...

               Ceylan Önkol......avcı avcı vurma beniannem bana makarna pişirecek... Devamı